Korhan Futacı ve Kara Orkestra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Korhan Futacı ve Kara Orkestra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2014 Pazar

Uzay Yolları Taşlı - Bubituzak

Bubituzak'ın ilk albümü "Uzay Yolları Taşlı" yaklaşık 1 ay kadar önce çıktı. Zaten son zamanlarda canlı kayıtları bol bol dönmeye başlamıştı nette. Özellikle (albümde ismi "Kim Kime Kim" olan) "Kulaç" şarkıları da "bir Karnaval radyosu" olan Zeplin'de (çeşmeye reklam almaya başladık artık, başka türlü kiraları ödeyemiyoruz ... şaka şaka, yok öyle bir şey) sık sık çalınıyordu. Ardından geçen yılın sonları, bu yılın başları gibi albüm tanıtım videosunu paylaştılar sitelerinden. Daha önceden sadece netten 1-2 şarkılarını dinleyebilmiş, İstanbullu olmayan ve dolayısıyla ilk albümü henüz hazırlık aşamasında grupları internet haricinde dinleme şansı çok olmayan bir Ankaralı olarak "Uzay Yolları Taşlı" sevdiğim-seveceğim bir albüm tadı veriyordu tanıtımında. Hani Ayyuka'nın ilk albümündeki gibi bir müzik, yine benzer bir tatta, aşk, meşk, yalnızlık falan filan anlatmayan sözler (o türden şarkılar da kendi içlerinde, bazı şarkıcıların dilinde güzeller şimdi, haksızlık olmasın), felsefi, yoğun anlamlar içerme peşinde koşmayan görseller (bknz. hemen altta albüm kapağı)...

15 Ekim 2012 Pazartesi

Deli Bando - Yasemin Mori




Yasemin Mori'yi ilk albümü "Hayvanlar" ve albümün çıkış parçası "Nolur, nolur, nolur" ile tanımıştık, yaklaşık 4 yıl kadar önce. Rock müziğinin tekinsiz, saykodelik tınılarında dolaşan şarkıları çabucak dillere dolanmıştı. Hele bazı şarkı sözlerinin ne kadar güzel bulduğunu sosyal medyada paylaşan Türkçe hocalarımız oldu. Hele ki "Bırak bu Rock'n Roll'u" şarkısı, Korhan Futacı abimizin saksafonuyla eşliği sayesinde dinledikçe dinlenen bir şarkı oldu çıktı. Aslında ayrım yok; Hayvanlar her şarkısında bambaşka bir tat bırakan güzel bir albümdü.

Yasemin Mori'yi keşfettik, fakat uzunca bir süre canlı dinlemek için fırsatımız olmadı. Yurt dışında okumanın dezavantajı, uzunca bir süre kayıtlarla yetinebildik ancak. "Serbest Müzisyenler ve Yapımcılar Derneği" nin 1. konserinin kaydı, kendisini (klipleri haricinde) sanıyorum ki benim canlı gördüğüm ilk kayıttı. Sonra şansımıza 17. ODTÜ Rock şenliklerinde çıktı. Enfes bir konserdi; en güzeli de "Hayvanlar" albümünde olmayan pek çok şarkı söylemesiydi. Yaklaşık 1 hafta kadar önce "Deli Bando" adı altında çıkan albüm, en az ilki kadar efsanevi olacağını belli ediyordu. Temmuz ayında albümün ön planda şarkılarından biri olan "Dünya" nın klibi yayınlandı. Uzunca bir süre merakla ve hevesle bekledikten sonra da "Deli Bando" geldi.



Yukarıda da belirttiğim gibi; en az ilki kadar başarılı bir albüm "Deli Bando". Hatta ilk albümdeki şarkılar tını bakımından birbirlerine az çok yakındılar. Bazen 1-2 şarkı üst üste dinlenince uzun tek bir şarkı hissiyatı yaratabiliyordu. Oysa bu sefer her şarkının ayrı bir tadı var. Klibini aylar önce izlediğimiz "Dünya", 2 albümün toplamında iyimser bir tatta olan, karanlık bir ton içermeyen ilk ve tek şarkı. Albüme ismini veren "Deli Bando", gerek ismi, gerekse şarkı sözleri dolayısıyla bir delinin kafasının içinde dolaşıyormuşuz hissiyatı yaratıyor. Özellikle Boğaziçi Caz Korosu'nun eşliği bu hissiyatı baya bir güçlendiriyor. Korhan Futacı abimizin eşliği, etkisi, katkısı da pek çok şarkıda, saykodelik bir ton yaratmak konusunda kendini gösteriyor. Zaten kendisi saksafonuyla yine bazı şarkılara eşlik ediyor (fakat bu sefer "Bırak Bu Rock'n Roll'u" ndaki kadar ön planda bir solosu yok, ne yazık ki).

"Saykodelik rock" olarak tanımlamak doğru mu bilemiyorum; şayet doğruysa "saykodelik rock" ın günümüzdeki en başarılı sanatçılarından biri Yasemin Mori. İster yeni albümler olsun, ister yeni şarkılar ya da yeni konserler; kendisini her türlü heyecanla bekliyoruz. Yeter ki bize hayal dünyasını olabildiğine açsın.

16 Mart 2012 Cuma

17. Odtü MT Geleneksel Rock Şenlikleri - Korhan Futacı ve Kara Orkestra

Buz gibi bir Ankara gününde, festivalin ikinci adımı olan Korhan Futacı ve Kara Orkestra'yı görecek olmanın heyecanı ile öğlenden ODTÜ'deydik Murat ile. Gezdik, dolaştık, yemek yedik, sınıflara girdik Pınar'la. Araştırmam için bir saat kitapları karıştırdık hatta kütüphane'de, UFO'larla ilgili bölüme gelince çıktı ve amfinin yolunu tuttuk. 

Kapı açılışı 16:00'dan 18:30'a kayınca çevredeki insanlar baştan bir huzursuz oldu tabi. Tanıdıklar görüldü bu saate kadar, muhabbetler edildi, sigaralar içildi. Soğuğun ve ayakta beklemenin acısını hep beraber tattık. En sonunda kapı açıldı haberi ile kapıya yığılan kalabalık ve üzerine çay dökülen kız arkadaşın supersonik haykırışı ve ona çarpan görevli kız arkadaş ile aralarında 2.5 saniyelik yaşadıkları gerilim ile gelen ölüm sessizliği eşliğinde sonunda amfideki yerlerimizi aldık. 

İlk grup Milankunda'nın üye sayısı 8 olunca, setup ve ardından gelen soundcheck birazcık uzun sürdü, söylenmeler tekrar arttı. Sevgili dostumuz Barış'ın rutin sempatik tavırları ve çalışmadık demelerine rağmen bence hoş performansları beni mutlu etti dinletilerinin sonunda. Ses aksaklıklarından bahsetmek istemiyorum, onunla ilgili söyleyeceklerimi Korhan Futacı ve Kara Orkestra'da belirteceğim. 

Ardından sahneye çıkan Plan ciddi bir grup olduğunu daha duruşlarından belli etti. Postrock vari başladıkları intro parçalarıyla kısa süreli bir kalp krizi yaşattılar bana. Hatta Murat ile birbirimize dönüp 'Abi postrock bu.' dedik. Sonrasında anladık ki, durum tam öyle değilmiş, üzüldüm.  Olsun, şahsi fikrim; tarzları ve sesleri bir hayli postrock müziğine uygun. Postrock yapsalar çok iyi yapabilirler gibi hissediyorum. Bir de solist abimin kaptan pilot edasıyla konulması aramızda esprilere neden oldu, kusura bakmasın kendisi, mikrofonun halt yemesi aslında. 

Milankundura
Uzun bir moladan sonra gece sıra sonunda Korhan Futacı ve Kara Orkestra'ya geldi. Gayet samimi ve candan Odtü'yü selamladıktan sonra adeta öttürdü grup. Şölen oldu resmen, yerinde duramayan fanlar ayaklara fırladı, yanımızdaki oğlan kalp krizi geçiriyordu. Sürekli eşlikler edildi, lezzetli anlar oluştu. Mimarlık Amfisinin berbat ses sistemi yüzünden ilk mikrofon bir iki şarkı sonra hayata gözlerini yumdu ve Korhan Futacı'yı şarkı ortasında feci şekilde zor durumda bıraktı. İkinci mikrofonun da birkaç şarkı sonrası kısa süreli tekrar kapanması, alçakgönüllülüğünü ve sıcakkanlılığını koruyan Korhan abiyi bile isyan ettirdi. Bazı yerlerde saksafonun konsola bağlı ve distort edilmiş halde olan mikrofonunu kullanmak zorunda kaldı kendisi, ki çok rahatsız olduk biz bu durumdan. Hem gruba ayıp, hem de zevki düşüren olaylardı. (Yıllardır orada izlediğimiz dinleti, müzikal, şenlik ne varsa hepsinden sonra aynı şeyi diyoruz, oranın teknik olarak yenilenmesi gerekiyor. Fon, yetersizliklerin biz de farkındayız; ama topluluk ve fon konularında deneyimi ve bilgisi olan Murat yenilenmenin çok da imkansız olmadığını anlattı bana arada, bilemiyorum neden nedir yapılmamasında, ama can sıkıyor artık iyice. Geçen sene Rock&Blues'da da aynı olaylar tekrar yaşanmıştı, ondan önceki sene izlediğimiz müzikal Spring Awakening'de de.) Neyse ki grup hiç bunlara takmadan, gayet zevk almaya bakarak, istek parçaları hiç geri çevirmeden dinletiyi sundu bizlere. 

Milan Kundura için;

http://www.youtube.com/user/milankundura

Korhan Futacı ve Kara Orkestra - Geleneksel Mahşer Günü